"Süren, akan yaşamın içinde bulunmak ne büyük bir coşku! Hele bu coşkuyu karşılayan, bu coşkuya bulvarları, kahveleri, insanlarıyla yanıt veren bir kentte olmak. Çoğu kez insan yaşamı, yaşanmış coşkuların anısı ile de geçer. Ama yaşamın bazı kesitlerinde bu coşku gece ve gündüz somut olarak kavrar benliğimizi. Bir şarkıyla. Bir resimle. Uzayan bir bulvarla. Sevilen, teni okşanan bir insanla. Yaprakları hışırdayan bir ağaçla." (s. 83)
21 Kasım 2010 Pazar
Çocukluğun Soğuk Geceleri #2
"Yıllar sonra, sabah karanlığında küçücük ilkokul çocuklarının belleğimden silemediğim vatan şiirlerini ezberleyerek, siyah giysiler içinde okula gittiklerini görünce, nemli İstanbul sabahlarında...
-Hiçbir yanlış değişmedi,
diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bulutları dağıtmak, güneşi avuçlamak, çocuklarla tepelerde koşmak, ağaçları, rüzgârı, güneşi, yağmuru, insanları onlarla birlikte yaşamak istiyorum." (s. 28-29)
-Hiçbir yanlış değişmedi,
diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bulutları dağıtmak, güneşi avuçlamak, çocuklarla tepelerde koşmak, ağaçları, rüzgârı, güneşi, yağmuru, insanları onlarla birlikte yaşamak istiyorum." (s. 28-29)
Etiketler:
Alıntı,
Çocukluğun Soğuk Geceleri,
Tezer Özlü,
Yapı Kredi Yayınları
Çocukluğun Soğuk Geceleri
"Pazar günleri... Şimdilerde... Sokak aralarından geçerken... gözüme picamalı aile babaları ilişirse, kışın yağmurlu gri günlerde tüten soba bacalarına ilişirse gözlerim... evlerin pencere camları buharlaşmışsa... odaların içine asılmış çamaşırlar görürsem... bulutlar ıslak kiremitlere yakınsa, yağmur çiseliyorsa, radyolardan naklen futbol maçları yayınlanıyorsa, tartışan insanların sesleri sokaklara dek yansıyorsa, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek, gitmek............ isterim hep." (s. 20)
Etiketler:
Alıntı,
Çocukluğun Soğuk Geceleri,
Tezer Özlü,
Yapı Kredi Yayınları
Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil #5
"Bir şeyin güzelliğini farketmek ulaşabileceğimiz en yüksek noktadır." (s. 127)
Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil #4
"Göreceğiz, harikulade bir şey olacak - insanın gerçek kendisi. Doğal biçimde, kendiliğinden ortaya çıkıverecek, bir çiçek gibi, ya da bir ağacın gövermesi gibi. Çekişme yaşamayacak. Hiçbir zaman tartışmayacak, karşı çıkmayacak. Bir şeyi kanıtlamayacak. Her şeyi bilecek. Ama bir yandan da bilgi edinme meselesiyle uğraşmayacak. Bilge olacak. Değeri maddî şeylerle ölçülmeyecek. Hiçbir şeyi olmayacak. Gene de her şeyi olacak, insan ondan ne alırsa alsın, sahip olmayı sürdürecek, o denli zengin olacak. Durmadan başkalarının işine karışıp onlardan kendisi gibi olmalarını istemeyecek. Onları farklı oldukları için sevecek. Başkalarının işine karışmamakla birlikte, hepsine yardım edecek, güzel bir şeyin sadece güzel olduğu için bize yardım etmesi gibi. İnsanın kendisi çok mucizevî bir şey olacak. Bir çocuğun kendisi gibi mucizevî bir şey olacak." (s. 215)
Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil #3
"Sanatın bize yaşatamayacağı, yaşatmaktan aciz kalacağı hiçbir tutku yoktur; sanatın sırlarını keşfetmeyi başaranlarımız, sanat eseriyle hangi deneyimleri yaşayacaklarını önceden planlayabilirler." (s. 86)
Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil #2
"Eskiden kahramanlarımızı kutsallaştırırdık, modern çağda ise bayağılaştırıyoruz onları." (s. 38)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)