İthaki Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İthaki Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2010 Çarşamba

Uzamın Poetikası #3

"Bir kitaplığın rafında, düş kuran kişinin tanımadığı bir başka geçmişi anlatan çok eski kitaplar vardır. Düşünülemeyecek kadar eski bir bellek, bir art-dünyada işleyip durmaktadır. Düşler, düşünceler, anılar birlikte dokunmuştur. Ruh, düş görür ve düşünür ve sonra da imgeler." (s.256)

"Biyolojik gerçeklikler konusunda hiç bilgim yok. Kitaplarda düşler kuran biriyim ben yalnız." (s. 188)

Uzamın Poetikası #2

"Kış mevsiminin anımsanması, konutta yaşama mutluluğunu pekiştirir. Bir tek imgelem âlemi
açısından bakıldığında, anımsanan kış mevsimi, evde oturma eyleminin edimini artırır." (s. 83)

"Bir dolabın içine ancak sefil ruhlu biri rastgele bir şey tıkıştırabilir. Rastgele bir mobilyanın içine, rastgele bir şeyi rastgele koymak, oturma işlevinde insanın önemli bir eksikliği olduğunun göstergesidir. Dolapta, bir düzen merkezi yaşar ve bu merkez, bütün evi sınırsız bir düzensizlikten korur. Dolapta düzen hüküm sürer, daha doğrusu düzenin kendisi başlı başına bir saltanattır. Düzen, yalnızca geometrik değildir. Düzen, dolabın içinde, ailenin tarihini anımsar. Bunu bilen şair şöyle der:
Düzen, uyum
Dolabın içinde kat kat çarşaflar
Çamaşırlar arasındaki lavanta" (s. 131-132)

Uzamın Poetikası

"Ne olursa olsın, sevdiği bir yapıtı yeniden okuyan bir okur, sevdiği sayfaların kendisini ilgilendirdiğini bilir." (s. 17)

"Okur ilk okumada çocuktur biraz, okuyarak oyalanan bir çocuk. Ne var ki, bitirir bitirmez her iyi kitabı yeniden okumaya koyulmak gerekir. Eskiz denilen ilk okumadan sonra gerçek okuma uğraşı gelir. Yazarın sorununun ne olduğunu bilmek gerekir. İkinci okuma, üçüncü okuma... bize yavaş yavaş bu sorunun çözümü konusunda bir şeyler öğretir. Farkında olmadan, sorunun ve bu sorunun çözümünün bizim sorunumuz, bizim çözümümüz olduğu yanılsamasına kapılırız." (s. 59)

"Okuduklarınızı hor görebilirsiniz. İlginizi çektiğini görerek şaşırabilirsiniz. Bunların tersine, itiraf etmeseniz de ilginizi çekebilir. Son olarak size, canlı, yararlı, rahatlatıcı gelebilir...
...Öte yandan, anlamsız şeylerin önemli olduğunu kabul ettiğimizde okumak nasıl da sevindirir bizi! Hele bir de, yazarın bize itiraf ettiği 'anlamsız' anıyı kişisel düşlemlerimizle bütünlersek! Anlamsız olan da, yazarla okuru arasında ruhsal bir birliktelik kurulmasına yol açan mahrem adlandırmaların son derece duyarlı bir göstergesi olup çıkar." (s. 118-119)