"Hiçbir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil! Her şey hatırlandığı gibi." (s. 97)
Aramızdaki En Kısa Mesafe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aramızdaki En Kısa Mesafe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Kasım 2010 Pazartesi
Aramızdaki En Kısa Mesafe #4
"Babam bir felsefe profesörüydü ve şubat ayının fırtınalı, yağmurlu bir öğle saatinde üniversitedeki odasında ölü bulundu.
Bir felsefeci ölü bulunduğunda akla gelecek ilk şüpheli elbette kafasındaki fikirlerdi. Öğle yemeğinde sosyal tesislerde görünmeyince odasına giden ve onu masasına yığılmış olarak bulan çalışma arkadaşlarına da emniyet yetkilileri aynı şeyi sordu: Acaba (yetkililer bunu gerçekten çok merak ediyordu), acaba profesörün kafasında ne tür ölümcül fikirler vardı?" (s. 87)
Bir felsefeci ölü bulunduğunda akla gelecek ilk şüpheli elbette kafasındaki fikirlerdi. Öğle yemeğinde sosyal tesislerde görünmeyince odasına giden ve onu masasına yığılmış olarak bulan çalışma arkadaşlarına da emniyet yetkilileri aynı şeyi sordu: Acaba (yetkililer bunu gerçekten çok merak ediyordu), acaba profesörün kafasında ne tür ölümcül fikirler vardı?" (s. 87)
Etiketler:
Alıntı,
Aramızdaki En Kısa Mesafe,
Barış Bıçakçı,
İletişim Yayınları
Aramızdaki En Kısa Mesafe #3
"Annem yağmurda sırılsıklam ıslanmış eve döndüğünde, 'Bu senin Selma Güneri'den sonraki en büyük aşkın galiba,' demişti. Beş yaşındayken seyrettiğin bir filmde âşık olmuştun Selma Güneri'ye. Zorla, zengin ve yaşlı bir adamla evlendirmişlerdi onu. Çok üzülmüştün ve âşık olmuştun. Bu üzüntüyle başka ne yapacağını bilmiyordun." (s. 78)
Etiketler:
Alıntı,
Aramızdaki En Kısa Mesafe,
Barış Bıçakçı,
İletişim Yayınları
Aramızdaki En Kısa Mesafe #2
"Sonra öyle güzel utandı ki, her şeyi unuttum." (s. 68)
Etiketler:
Alıntı,
Aramızdaki En Kısa Mesafe,
Barış Bıçakçı,
İletişim Yayınları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
